Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- 1948’de İsrail devletinin kurulması sürecinde yüz binlerce Filistinli evlerinden sürülmüş, yüzlerce köy boşaltılmış ya da tamamen yıkılmıştı. Tarihçiler, o dönemde yaklaşık 750 bin Filistinlinin yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldığını ve büyük bir mülteci nüfusunun ortaya çıktığını belirtiyor. O günden bu yana Nekbe, Filistinliler için yalnızca tarihsel bir olay değil, devam eden bir süreç olarak görülüyor.
Bugün Filistinli mültecilerin sayısının torunlarıyla birlikte milyonlara ulaştığı ifade ediliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre Filistinli mültecilerin önemli bir bölümü Ürdün, Lübnan, Suriye ve Gazze Şeridi’ndeki kamplarda yaşamını sürdürüyor. Bir kısmı ise dünyanın farklı ülkelerinde diaspora hayatı yaşıyor.
Son yıllarda Gazze ve Batı Şeria’da yaşanan gelişmeler, Nekbe tartışmalarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Gazze’de devam eden saldırılar ve ağır insani kriz, çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine ve yüz binlerce kişinin yeniden yer değiştirmesine yol açtı. Batı Şeria’da ise yerleşim faaliyetlerinin genişlemesi ve güvenlik operasyonları nedeniyle gerilim yüksek seviyede seyrediyor.
Filistinli yetkililer ve insan hakları örgütleri, yaşananların tarihi bir sürgünün devamı niteliği taşıdığını savunuyor. Birçok Filistinli için Nekbe’nin yıldönümü yalnızca geçmişi anmak değil, aynı zamanda süren bir adaletsizliğe dikkat çekme anlamı taşıyor.
Her yıl 15 Mayıs’ta düzenlenen anma etkinliklerinde Filistinliler, kaybettikleri köy ve şehirlerin isimlerini hatırlatıyor, geri dönüş hakkının tanınmasını talep ediyor. Bu yılki anmalarda ise özellikle Gazze’deki insani durum ve devam eden çatışmalar öne çıktı.
Uzmanlara göre Nekbe meselesi, yalnızca tarihsel bir travma değil, aynı zamanda çözülmemiş siyasi bir sorun olarak bölgedeki çatışmanın merkezinde yer almayı sürdürüyor. Kalıcı bir çözüm bulunmadığı sürece Filistinlilerin sürgün, belirsizlik ve güvenlik kaygılarıyla geçen yaşamının devam edeceği belirtiliyor.
yorumunuz